25 Ağustos 2012 Cumartesi

Kuzey Ege

Son on yıldır yaz tatillerimizi Kuzey Ege'de geçiriyoruz. Akdeniz'in dayanılmaz sıcağından uzak, bol oksijenli ve sıfır rutubet... Oralar bana çocukluğumun tatillerini anımsatıyor. Dayanılmaz kalabalıktan uzak, "beach" ler tarafından işgal edilmemiş, hala uyuz kampinglerin, salaş lokantaların, bakir sahillerin olduğu bir yer.

Assos ile Küçükkuyu arasındaki sahil yolu, bu sene iyice delik deşik olmuş, yanındaki çöküntülerle iyice daralmış ama öyle güzel ki.. Keşke hep böyle bozuk kalsa, karayolları bu yolu yapmayı unutsa, talancıların aklına hiç gelmese diye okuyup üfleyeceğim neredeyse:))

Yıllardır evimiz gibi gittiğimiz bir Motelimiz var orada: Çiçeklibahçe Motel. Sahipleri Hatice Hanım ile İbrahim Bey, kızları Hilal ve eşi Ali bizi uzaktan gelen akrabalarını karşılar gibi ağırlar, bütün kaprislerimize güler yüzle cevap verirler. Çocukluğumun geçtiği İzmit Körfezindeki yazlığımız denizin hemen yanıbaşındaydı, bu geçen yıllar beni denizle kaldığım yer arasındaki mesafe konusunda çok şımarttı. Denize girmek için arabaya binmek veya sıcakta uzun uzun yürümek öyle zor geliyor ki bilemezsiniz! Bu motelde ise yattığınız odadan denize ulaşmak 20 adım, hadi bilemediniz 30 adım.. Tam istediğim gibi.. Üstelik deniz de deniz hani.. Tertemiz, berrak, akvaryumda yüzer gibi. Yaz başlarında biraz serin oluyor ama sıcaklarda o serinlik ilaç gibi geliyor. Üstelik bu sene neredeyse ılık diyebileceğim bir ısıdaydı:)

İşte motelin denizden görünüşü..

Küçükkuyu'da ablamla benim gibi Tevfik Fikret Lisesi mezunu bir dostumuz var: Doğan Özyörük.. Burada yıllardır zeytin üretimi ve hayatımda yediğim en güzel (abartmasız) zeytinyağını yapıyor. Tamamen doğal usullerle ürettiği zeytinlerinin mahsullerini bize ulaştırmak için eşi Nalan ile insanüstü bir uğraş veriyorlar. Tarım ilacı yok, suni gübre yok.. Doğan'ın firması İdapür ile ilgili her türlü bilgi ve sipariş için www.idapur.com adresini mutlaka ziyaret edin. Bugün verdiğiniz sipariş ertesi gün kargoyla elinizde oluyor. Üstelik piyasada "organik" adıyla satılan birçok üründen çok daha ekonomik..

Bu sene zeytin çifliklerine yapmayı planladıkları kafeleri için keçelerimizle ne yapabiliriz diye düşünüp, resimlerini gördüğünüz peçetelikleri üretmeye karar verdik.








Aslında bu peçetelikleri bir süredir düşünüyorduk ama kısmet buraya imiş.










Ardından peçete halkaları üretmeye başladık. Onlar da birbirinden sevimli oldu!










Belki konuyla ilgisi yok ama yapmaya Küçükkuyu'da başladığımız tabloyu da buraya koymadan yapamayacağım.. Fikir ve üretim ablam Zeyda'ya ait, ben sadece uzaktan baktım:))


 Evet.. kedici biri olarak kedilerle daha fazla çalışmam gerek.. biliyorum..

23 Ağustos 2012 Perşembe

Yüksek Sesle Düşünmeler

İlle keçelerden mi bahsedeceğim..? 3 gün oldu bu blogu açalı, etrafımdan 2-3 kişi biliyor sadece, ancak istatistiklerden bakıyorum, 50 kez görüntülenmiş sayfalarım..! Çok hoşuma gitti bu. Tanımadığım bir sürü insana ulaşmak, yazılarımın okunması, ürünlerimizin görüntülenmesi..

Teknolojinin geldiği nokta gerçekten çok ilginç. Yaşım gereği bu ilerlemeyi bizzat yaşamış biriyim. İlk işim bir Vakıftaydı. Her ay çıkarttığımız bültenleri mekanik daktilo ile mumlu kağıda yazar (içinizden bir çoğunun mumlu kağıt görmediğini, hatta ne olduğunu bile bilmediğini tahmin edip kıs kıs gülüyorum) ardından ofisteki kollu teksir makinasıyla çoğaltırdık. Ardından çalıştığım telekomünikasyon firmasında mekanik daktilodan elektirikliye geçtiğimde kendimi uzay çağında sanmıştım! Yıllar sonra gelen bilgisayar sistemi sadece bilgi girişlerine yarar, internet falan bilmezdik. Ardından her şey o kadar büyük bir hızla gelişti ki takip edemez oldum..

Şimdi okuduğunuz bu sayfayı 15 dakikada açıp dünyaya açılabileceğim ve ilk 3 gün içinde 50 kişinin bu sayfalara bakacağı aklıma hiç gelir miydi..?

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Sonsuz Seçenekler



Son dönemlerde etrafımızda pıtrak gibi çoğalan ipad'lar için kılıf yapalım diye başladı ilk denemeler.. Kalın keçe hem ipad'i korur, hem de sahibinin zevkini yansıtır. Evnur ilk denemeleri yaptı ve hepsi birbirinden sevimli oldu..

Çalıştıkça ve yeni ürünler ürettikçe bu iş daha fazla keyif vermeye başladı.

Evnur'un ilk üretimleri birer tablo gibi oldu..!

Aslında keçelerin kesimi o kadar kolay değil. Makasla keserken bir ara orta parmağım epeyce şekil değiştirdi:) Bu kesimi yapan makinaları gördüm internette tarama yaparken. Ayrıca www.emeksensin.com sitesinde kesilmiş keçe parçaları satanlar da var. Ancak şimdiki halde örnek çalıştığımız için iş parmaklara ve makaslara düşüyor:)


Bu arada bu kesim işlerinde ablam Zeyda'yı da  epey çalıştırdık!! Bana çiçek yap, bana böcek yap, büyük kes, küçük kes.. olmadı düzgün kes.. diye diye üstelik..!








Bir gün acaba İznik deseni bizim keçelerle nasıl durur diye merak ettim ve gördüğünüz motif çıktı.

Şimdi bu ipad kılıfı Fransa'daki yeni sahibinde..












Bir gün arkadaşım Selmin, kolundaki dövme kuş deseninin aynını ipad kılıfında yapmamı istedi. Mor fon üzerine rengarenk olsun dedi. Sonuç bu çıktı, ikimiz de çok sevdik!








Ardından arkadaşım Nedret'in kocası Veli için yine İzniğin Çintemani desenini çalıştım..









Bu da Sibel'in arkadaşı Bengü'ye doğum günü hediyesi oldu.. Bengü uğur böceğine takmış, ona uğur böcekli bir desen çalıştım..







Bu da son numaram..
Ne zamandır baykuş deseni çalışmak istiyordum, sonunda başardım!
Şimdiki halde bir sahibi yok...





İşte ipad kılıflarımızın hikayesi..

21 Ağustos 2012 Salı

Renkler


Keçeyi seviyorum..
Neden bilmem elim hep canli, cırt renklere gidiyor.  Keçelerle çalışırken yeniden bir çocuk olmayı çok istiyorum. Onlar gibi renkleri fütursuzca, korkmadan kullanabilmeyi. Çünkü renkleri birbirleriyle kullanırken elimde olmadan uyumlarına dikkat ediyorum. Halbuki ilgisiz renkler burada ne kadar da birbirine yakışıyor.


Ama şimdilik bunu pek beceremiyorum gördüğünüz gibi..!
Bu çantacıklarımız en sevilen ürünlerimizden. Bugüne kadar en çok siparişi aldığımız ürün de bu. Üzeri çiçekli yaptığımız gibi, arkadaşım Nedret'in isteği üzerime lolipop'lu bile yaptık:)


İlk ürettiklerimiz 13 x 8,5 cm civarında idi. Şimdi içine iphone alacak kadar büyüttük ki, isteyen cep telefonu kılıfı olarak da kullanabilsin.

Aslında keçe, makas, iğne iplik elimizde olduğu sürece seçenekler sonsuz!


Bir sonraki yazımda ipad kılıflarımızı tanıtacağım.. Umarım beğenirsiniz..

20 Ağustos 2012 Pazartesi

Başlarken


Evet, sonunda benim de bir blog'um oldu! Aslında yazı yazma konusunda pek yetenekli sayılmam, duygu ve düşüncelerimi de öyle renkli kelimelerle dile getiremem.. Sade ve öz..

Bu blog'un oluşması aslına bakarsanız ürettiğimiz rengarenk şeyleri paylaşmak içindi.. Şeyler diyorum çünkü belli bir ürün yok.. Rengarenk diyorum, çünkü hepsi hakikaten "rengarenk" !

Ürünleri yalnız üretmiyorum. 40 yıllık (gerçekten 40) arkadaşım Evnur ile birlikte üretiyoruz. Hepsini de Facebook'daki Rengarenk Şeyler sayfamızda paylaşıyoruz. Üretimde ablam Zeyda'nın da çok büyük katkısı var..

Ürünlerimiz henüz herhangi bir sitede veya dükkanda satılmıyor. Buradan veya facebook sayfamizdan bize ulaştığınız takdirde karşılıklı görüşerek siparişlerinizi alabiliriz. Amacım hobimizi kazanca dönüştürebilmek.. Bugüne kadar Facebook sayfamızda ürettiklerimizi görüp beğenen, sipariş verip satın almak isteyenlere keyifle ulaştık. Siparişler isteğe göre sonsuz olabiliyor. Boyut-renk-desen.. Hepsi isteğe göre üretilebiliyor. Genellikle keçe kullanıyoruz. Keçe, çalışması çok keyifli bir ürün. Ama çeşitli kumaşlarla da çalışıyoruz.

Üretimlerimiz arasında her boy çanta, çantacık, bagaj etiketi, cep telefonu, ipad kılıfları, örtüler, yastıklar, peçetelikler var.. Önümüzdeki aydan itibaren yılbaşı süslerimiz de olacak.

Hadi bakalım neler olacak..?