Süt kardeşimin Taşucu yakınlarındaki yazlığına gittim Eylül başında.. Süt kardeşim, onun erkek kardeşi (dolayısıyla benim de kardeşim!) ve babaları Halil amca ile 10 günlük bir kaçamak yaptım. Ne ilginçtir, çocukluğumdan beri birlikte olduğum kişilerle beraber olduğumda kendimi yine çocuk gibi hissediyorum. Ben kendimi genç kızlık çağlarımda sanırken, denizden çıkarken yolumdaki çocuğunu önümden çeken bir baba: "oğlum, kenara çekil de teyze geçsin" diyince gerçekler yüzüme bir tokat gibi patladı:)))) Olsun! Ruhum hala 20'li yaşlarımda:)))
İşte böyle bir cennetteydim!
Tabi ki her güzel şey gibi, sayılı gün çabuk geçti ve dönüş yoluna girildi. Dönüşte süt kardeşimin akrabalarının bulunduğu Yenice köyüne gittik ve orada bir gece geçirdik. Burada dünyanın en tatlı insanlarıyla tanıştım, nefis bir gün geçirdim.. Kalbimin bir kısmını güney'de bıraktım diyebilirim...
Eh bu kadar güzel yerler, güzel insanlardan sonra gerçeklere dönüldü ve İstanbul beni serin bir hava ve yağmurla karşıladı. Yetiştirmem gereken siparişlerim de rüya aleminden çıkıp gerçeklere bir an önce dönmemi sağladı:))) Neler mi yaptım? Üzerinde İznik Laleleri olan ipad kılıfları:
Bir de aynı sipariş için Evnur'un ürettikleri var:
Bu ürünlerimiz yurtdışına hediye olarak gitti.. Şimdi yeni sahiplerinde keyifle kullanıldığını umuyorum.
Bir süredir yılbaşı desenleri üzerine çalışıyoruz. Hepsi çok sevimli oluyor, yakında sizlerle de paylaşacağım.




